Enflasyon, fiyatlar genel düzeyinin zaman içinde artması yani paranın alım gücünün düşmesidir. Türkiye'de en yakından izlenen ölçüt TÜFE (Tüketici Fiyat Endeksi)'dir. Enflasyon, hem günlük hayatı hem de tüm yatırım araçlarını doğrudan etkilediği için gündemin değişmez başlığıdır.
Enflasyon ve faiz birbirine sıkı bağlıdır. Enflasyon yükseldiğinde merkez bankaları genellikle faizi artırarak talebi ve fiyat baskısını dizginlemeye çalışır. Bu yüzden bir enflasyon verisi açıklandığında piyasalar aslında "faiz ne olacak?" sorusuna göre tepki verir.
Yüksek enflasyon belirsizlik yaratır ve maliyetleri artırır. Ancak borsa uzun vadede bir reel varlık olarak enflasyona karşı belli bir koruma sağlayabilir; çünkü şirketlerin gelirleri ve varlıkları da enflasyonla birlikte artabilir. Yine de tüm sektörler aynı ölçüde korunaklı değildir: fiyatlama gücü yüksek şirketler enflasyonu daha iyi yönetebilir.
Enflasyon dönemlerinde altın ve döviz geleneksel olarak "değer saklama" aracı olarak öne çıkar. Ancak bunların da fiyatı faiz ve küresel gelişmelere bağlıdır; tek başına enflasyon her zaman doğrusal bir etki yaratmaz.
Enflasyon, yatırım kararlarında "reel getiri" kavramını öne çıkarır: bir yatırımın getirisi enflasyonun altında kalıyorsa, nominal olarak kazandırsa bile alım gücü olarak kaybettiriyor olabilir. Bu yüzden getiriler her zaman enflasyonla birlikte değerlendirilmelidir.
Bu içerik yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, yatırım tavsiyesi niteliği taşımaz.